Bismillahirrahmanirrahim
   
 
  Bir ateistin yazısı üzerine (Kuran niçin arapça inmiştir?)

uyanma projesiBir ateistin yazısı üzerine (Kuran niçin arapça inmiştir?)

Şimdi Web sitesini ve ismini hatırlamadığım fakat okuduğum zaman yazısındaki çarpıklıkları gördüğüm bir Ateist’in kaleme aldığı bir yazı ile ilgili olarak ve bu konuyu merak edenler için yazıyorum bu yazıyı.Yazısındaki Ana Fikir şuydu : “Kuran’ın pek çok yerinde biz onu anlayasınız diye apaçık bir şekilde indirdik” söylemi geçiyor.Halbuki ben 2 tane Üniversite bitirmiş biri olarak okuduğum zaman pekçok Ayet’te ne kastediliyor anlamıyorum.Bu çelişki bile benim inanmamam için yeterlidir diyordu.
Her zaman söylediğimiz gibi mühim olan konu bir olaya bir resme hangi noktadan baktığınızla ilgilidir.Eğer doğru açıdan bakmazsanız hiçbir zaman net olarak karşınızdaki şeyi göremez ve anlayamazsınız.O halde Kuran’ın Arapça inmesi ile ilgili temel noktaları kısaca değerlendirelim.
Malum olduğu üzere tutarsızlık aradıkları Kuran-ı Kerimde pekçok Peygamber’den bahsedilmiştir.Gönderildikleri toplumlarda bir uyarıcı,Tebliğci olarak görev yapan Peygamberler yine aynı toplum içinden ve o insanlarla aynı dili konuşan insanlar arasından seçilmiştir.Hal böyle olunca olayı o günün şartlarına göre değerlendirmek ve genel anlamda olaya kapsamlı bakmak gerekir.

Biz her peygamberi, kendi milletinin lisanı ile gönderdik, ta ki onlara hakikatleri iyice açıklasın”(İbrahim, 14/4)

Ve bir başka Ayet :

Eğer biz Kur’ân’ı yabancı bir dille gönderseydik derlerdi ki: “Neden, onun âyetleri açıkça beyan edilmedi? Dil yabancı, muhatap Arap! Olur mu böyle şey?” (Fussilet, 41/44)

 

Esasında cevabını aradıkları sorulara tam 14 asır önceden yine eleştirdikleri Kuran-ı Kerim’de cevap verilmiş.Fakat bakmak ile görmek arasında fark var bu yüzden çelişki içindeler.Ve yine benimanladığım kadarıyla kişilerin yetiştikleri ortam ve içinde bulundukları sosyal çevre bu tarz eleştirilere yönelmelerini sağlamakta.Zira hep aşağıladıkları,hor ve hakir gördükleri (çünkü onlara öyle öğretildi) Arap’ların Lisanında olması hiç hoş gelmiyor kendilerine.Halbuki bu eleştiriden yola çıkarsak aynı kişilerin İlahi Vahiy hangi dilde gelirse gelsin bir eleştirileri olacaktı.Çünkü Vahiy Dünya üzerinde insanların anlayabilecekleri bir dilde inmek durumunda.Muhatap olan İnsandır ve insanlar çok farklı dil ve bölgelere ayrılmışlardır.Genel olarak baktığımızda ise Peygamberler bir Uyarıcı olarak dönemlerindeki en sapık ve en bozulmuş Kavimlere,Milletlere gönderilmiştir.O Dönemde ise Araplar hem Manen hemde Maddi yönden oldukça bozulmuş bir dönemdeydiler ve onlar seçildiler.Elbette seçilmelerinin sebebi sadece bu değil.Arapça’yı bir Lisan olarak incelediğinizde kavram bakımından Dünya üzerinde kullanılan belkide en Mükemmel Dil olduğunu görürsünüz.Eleştiri de bahsedilen apaçık sözü ile de anlatılmak istenen mana’lardan bir tanesi budur.Çünkü her kelimenin farklı kökenleri ile birlikte pekçok farklı anlama geldiği bir dildir Arapça.

Sığ düşünmek bu olsa gerek,ben 2 üniversite bitirdimama ben anlayamıyorum.Neden kabahati Kuran’a yüklüyorsun o halde birde dön kabahat sende mi onu kontrol et.Karşında İngiliz diliyle ve çok kapsamlı bir kitabın Türkçe çevirisi olsa sen ondan da birşey anlamayacaktın ! Böyle bir durumda bu kitap uydurmadır çünkü ben bunu anlayamıyorum diyebilecek misin ?

İnsanların inanışlarına saygılıyım.Bu Dünya benim görüşüme ve inancıma göre bir İmtihan Dünyası.Fakat eleştiri yapılacaksa bile bu mantıklı temeller üzerine oturtulmalıdır.Kaldı ki Mantık yönünden Kuran-ı Kerim’de hiçbir çelişki bulamazsınız.İlk başta dediğim gibi çelişki bakış açınızda olduğu müddetçe hiçbir zaman doğruyu göremezsiniz.

Eleştiriye birde farklı açıdan bakacak olursak genelde bu tarz insanlar bunların uydurma olduğunu iddia ederken bir yandan da işi Milliyetçiliğe,Hac Farizasıyla Arapların Zenginleştirilmesine ve Arapların üstün tutulmasına  vs. dem vuruyorlar.Halbuki İslam Dini , temelde tüm İnsanları Eşit görmekte,hepsine aynı şekilde yaklaşmakta ve üstünlüğün Milliyet,Irkçılık,Zenginlik,Fakirlik,vb. gibi etkenlerle değil doğrudan Takva ile ilgili olduğunu söylüyor.İslam Dini,Barışa ve Kardeşliğe vurgu yapıyor ve bunu istiyor.

Önyargılardan sıyrılıp ,tarafsız bir gözle incelemedikçe asla doğruyu göremezsiniz.Eleştirel bakan insan herşeyde eleştirilecek bişeyler bulur kendince.Mühim olan Eleştirel bakarken tarafsız davranmak ve sorgulamayı adam akıllı yapmak.Yoksa ne gerçeği görebilirsiniz ne de bu tarz iddialarınız dikkate alınır.ancak kendiniz inanmak istediğinize inanmaya devam edersiniz.

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için alıntıladığım aşağıdaki kısımları da dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum.

Kur’an, Allah’ın diğer kitap ve suhufları gibi elbette belli bir yerde, bir muhitte, bir çevrede gelmek zorundaydı. Yani, bütün insanlara birden hitap edecek şekilde, bütün dillerde birden gökten yağar gibi yeryüzüne inmesi sünnetüllah’a aykırıdır. Sözgelimi İbranice konuşanlara Tevrat o dilde geldiği gibi, Kur’an’ın da ilk muhatapları olan Araplara Arap lisanıyla gelmek durumundaydı.

Kur’an-ı hakim, diğer semavî kitaplardan farklı olarak ifade tarzıyla, lafzıyla da bir mucize olmasıdır. İlk muhatapları olan Araplarca, Kur’an’ın bu harika belagatı, eşsiz fesahati, benzersiz bedî’ sanatının anlaşılması için, ilahî hikmet tarih içersinde Arapça’ya –diğer dillerden farklı- bir özellik, bir genişlik, kazandırmıştır. Bu bağlamda Arapları da ümmi bir millet olarak hazırlayıp, tarihî iftihar tablolarını yazıya dökemedikleri için hafızalarına yazmak zorunda bırakmıştır. Tarihlerini kafalarına kazımak için veciz sözler, kinaye, mecaz, istiare, teşbih gibi bedi dil sanatlarını kullanmak mecburiyetinde kalmışlardır.

“Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir. Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir. İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir.

Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır. Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır. dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir. Kuran okumak da bunun gibidir. Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

Duyurularımız
 

DUYURU PANOMUZ


YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ!




ferdicoker

Reklam
 
saat
 



Bismillahirrahmanirrahim.com

Hava Durumu
 
Bismillahirrahmanirrahim
 
online
 
 
bugün 4 ziyaretçi (38 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=